Yazılar

Basından öğrendiğimize göre güzel haberler var.  Önümüzdeki yıl “Buzağı Yılı” olacak.  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız gebe ineklere ücretsiz septisemi aşısı yapacak.

Bir farkındalık oluşmuş.  Gelinen nokta harikadır.

Tabii ki, bugüne kadar söylediğimiz gibi buzağı kayıpları kader değildir. Çareleri vardır.

Buzağılara çiftliklerimizin ve ülkemizin ihtiyacı olduğunu biliyoruz.  Kayıpları önlemek ödevimizdir.

Buzağı kayıplarımızın sebepleri çoktur.  Önlem olarak, hiç olmazsa; aşağıdaki 6 maddeyi herkesin uygulaması gerekir.

1.Kuru, temiz, havalandırmalı ortam.

2.Buzağıların büyüklerden ayrı bir yerde barındırılması

3.Anneye doğuma 1 ay kala aşılama

4.Göbek kordonunun iyotlu bir solüsyon ile iyice silinmesi.

5.Ağız sütünün en kısa zamanda ve doğru miktarda içirilmesi

6.Buzağı doğar doğmaz kas içi veya deri altına hazır koruyucu antiserum yapılması.

Yukarıdaki çok önemli 6 maddenin üçüncü sıradakini Tarım Bakanlığımız üstlenecek.  Çok büyük faydalar sağlanacağı kesindir.  Fakat hayvan sahiplerinin diğer maddeleri kendilerinin yerine getirmesi şarttır.

Buzağı kayıplarımızın önlenmesi için hata, ihmal ve eksikliklerin olmaması gerekir.  Bu da Tarım Bakanlığının çabalarına,  hayvan sahiplerinin de üzerlerine düşen görevleri tam olarak yapmak suretiyle destek vermelerini gerektirir.  Bakanlığımız üzerine düşeni yapmaya hazır olsa bile bakım, besleme ve çevre koşulları hayvan yetiştiricilerinin düzelteceği konulardır.

Ülkemizdeki buzağı eksikliğine sebep olan başka konuları da unutmamak lazımdır.

Buzağılarımızın eksikliğinde rol oynayan diğer konulara kısaca göz atalım.

Döl tutmama, doğum öncesi kayıplar (Erken embriyonik ölüm, yavru atma),  doğum esnasındaki kayıplar  (Ölü doğum, güç doğum), doğumu takip eden kayıplar (Koliseptisemi, enterotoksemi), ishaller (Besleme hataları, Kriptosporidiosis, Koksidiosis, Viral enteritler v.b), öksürük ( Enzootic pneumoni, mikoplazma enfeksiyonları, sütten kesme dönemi stresi ve benzeri sebeplerle oluşan pneumoniler).

Demek ki; buzağı eksikliğimize yol açan daha birçok sebep söz konusudur.

Tarım bakanlığımız tarafından atılan olumlu adıma ek olarak yetiştiriciler tarafından yapılması gereken görevler olduğunu da unutmayalım.

Yukarıda yazılanlar tek tek ele alınıp, üzerinde çalışılacak ve eğitim verilecek olan konulardır.  Buzağı yılında bu konuların tekrar tekrar üzerinde durulması, eğitimler düzenlenmesi yerinde olacaktır.

Kolay , ucuz fakat etkili bir besi yeri

Hayvancılıkta gelişmiş ülkelerde her 5 yılda bir genetik özelliklerin değerleri güncellenmektedir.Bu konuyu iyi anlayabilmek için şu soruları cevaplamamız gerekir; Genetik güncellemeler niçin yapılıyor ? Üreticileri nasıl etkileyecek ? İleriki yıllarda neler bekleyebiliriz ?

Bir hayvanın damızlık değeri başlıca 2 şekilde ifade edilir; Bunlardan bir tanesi EBV dir. EBV değeri bir hayvanın belli bir özelliğinin değerini ifade eder. EBV yavrulardan beklenen performansın iki katıdır. Yani anne babanın damızlık değerini ifade eder. Yavrulardan beklediğimiz tahmini performans ise EBV’nin yarısına eşittir. Çünkü anne babadan genlerin yarısı yavruya geçmektedir. Damızlık değerini ifade eden bir başka değer ise PTA dır. PTA yavrudan beklenen performansı ifade eder. PTA süt,yağ, protein,somatik hücre skoru, verimlilik ömrü ve final tip skoru gibi özellikler için hesaplanır. PTA değerleri A.B.D., İngiltere, İrlanda ve İsrail’de kullanılmaktadır. Kısaca özetlemek gerekirse bir boğa katalogunda PTA değerini 2 ile çarparak EBV değerini buluruz.

Genetik baz hesaplanırken belli bir hayvan grubunun ortalama değerleri dikkate alınır. Temel alınan bu hayvan gruplarına göre genetik ilerlemedeki eksiklikleri veya fazlalıkları rahatlıkla gözlemleyebiliriz. En son 1995 yılında doğan ineklerin ortalama özellikleri dikkate alınarak genetik değerlendirmeler yapılmıştı. Şubat 2005’den sonra genetik ilerlemeyi hesaba katarak 2000 yılında doğan ineklerin ortalama özellikleri dikkate alınacaktır. Hayvan ıslahında sağlanan gelişmeye bağlı olarak ilerleme sağlanan özelliklerden gerçekleşen ilerleme kadar PTA değerlerinde düşme olacaktır.

Yeni değerlere göre PTA değerlerinde oluşacak değişiklikler aşağıdaki gibi olacaktır ;

Tip ile ilgili Genetik baz değişimi ise ;

PTAT -0,36
MEME BİLEŞİK ENDEKSİ -0,36
AYAK- BACAK BİLEŞİK ENDEKSİ -0,38

Yukarıda görüldüğü gibi gerçekleşecek düşüşler düşüş miktarı kadar genetik ilerlemeyi ifade etmektedir.Bu ise ABD de 1995-2000 yılları arasında sütte 592 Libre (268,53 kg) süt artışı, 18 Libre (8,16 kg) yağ ve 19 Libre (8,61 kg) protein artşının olduğunun ifadesidir. Bunlara ilaveten daha uzun bir verimlilik ömrü ve daha düşük somatik hücre skoru gerçekleşmiştir.

Tüm bu açıklamalara ek olarak herkesin bildiği TPI formulünde de değişiklikler meydana gelmiştir.

Yeni TPI formülünde göze çarpan değişikliklerden bir tanesi önceden formülde olmayan sütçülük formu,kızlarının gebe kalma oranı ve kızlarının kolay doğum özelliğinin yeni TPI formülünde yer almasıdır.Buna bağlı olarak genetik ilerleme sonucu mevcut bazı değerlerde de düşüşler olmuştur.

FAT: Yağ , PR: Protein, PL: Verimlilik ömrü, SCS: Somatik Hücre Skoru, TYPE: Tip, UDC: Bileşik meme endeksi, FLC: Ayak bacak endeksi, DPR: Kızlarının gebe kalma oranı, DCE: Kızlarının kolay doğum özelliği

Tüm bu açıklamalardan anlaşılacağa üzere meydana gelen değişiklikler genetik ilerlemenin bir sonucudur.